| Sana yüreğimi bırakıyorum |
|
|
|
| Sensiz Yazılar | |||
| admin tarafından yazıldı. | |||
|
Sana yüreÄŸimi bırakıyorum... Bir soysuz vaktin daraÄŸacında, gençliÄŸimizi teslim ettik. YaÅŸamak suçunu iÅŸlediÄŸimiz için...Gözümüzün yaşına bakmadılar; çiÄŸneyip geçtiler, gün görmemiÅŸ ümitlerimizin üzerinden... Ardıma bakmaya korkar oldu gözlerim...Hem yokluÄŸun, her zamankinden daha acı veriyor. Gönül, bin bir hatıranın eteÄŸine yapışmış. Ve eller, yitirilmiÅŸ dost elleri aramakta... Biliyor musun ahretlik!.. Hayat zamanla elele vermiÅŸ ...Her ÅŸeyi unutmak mümkün belki, ama gel gör ki kardeÅŸlik de, kalleÅŸlik de unutulmuyor! Gözler yaÅŸa alıştı, günler kedere. Hayat ırmağının dudağında, bir nefes gibi ömrümüz. YiÄŸitler gitti ahretlik..yiÄŸitlik gitti..Dört yanımız ihanet... Ömür dediÄŸin nedir; bir bilinmez yazgının avuçlarında...Hasret; ömrün akıntısında...Bir kalpsiz alâmot sonbaharıdır bu günler...Güzellikler; Züleyha köşklerinde utsak.Hâyâ, yırtılmış bir gömleÄŸe resmedilmiÅŸ...Bu atıldığımız kuyular var ya, bu kuyular...ÅŸehir eÅŸkiyalarıyla mahpus kalmak gibidir... Bu günler; hazan mevsiminden kalan günler...Zülüflü bir gecenin dizlerinde, Bedir Ashabı'ndan baÅŸka kimsemiz yok. BuÄŸulu bir geçmiÅŸin ardına düştü, her ÅŸeyden el çekmiÅŸ, kırgın kalbimiz. Kollarını hüzne çemredi bugün de gece. Bir isimsiz yıldızın parıltısında gözledik, evvelin ve âhirin sevdasını.Bir Uhud ağıtı gibi düştü sinemize o günlerden kalma tedirgin bir hâşiye.. bir Hamza yokluÄŸu gibi ciÄŸerimizi parçaladı hasret..Bir göz köy eviydi sevda bağımız. YüreÄŸimizi serip gitmiÅŸtik ya hani...Bir Korucuk sevdaı, bir Alvar hulyaı gibi, isimsiz bir ÅŸeydi... Mevsimler çoraklaÅŸtı, çöllerine düştük ömrümüzün...Bu hicran sevdası bildik deÄŸil, sevdamızın VahÅŸi'si oluverdik birden. Kanımızı içti katiller, bir "kutsal" kadehten...Hüzün Nebi'nin dostu...Ne denir ahretlik? Ve bugün sana, VahÅŸi gibi saklanacağın ve hayatın boyunca ardında, ölümcül bir hasreti kucaklayacağın ruhsuz sütunlar bırakıyorum...Sana bir buÄŸulu somun tadında, küçük mutluluklar ve yaralara derman olmayan merhemler...Kimsenin bilmediÄŸi emant acılar bırakıyorum... YokluÄŸun soÄŸuk yüzünde, nasır baÄŸlamış iki çift eldik seninle. Bir bozkır yalnızlığıydık; köyümüzün, kaval seslerine doymuÅŸ kimsesiz tepelerinde... Bugün sana; o gittiÄŸin akÅŸam, iliklerime ve yüreÄŸime kadar iÅŸleyen soÄŸukları ve toprağına yüz süren kar tanelerini bırakıyorum. Sana kavalında yeniden can veren Yemen askerlerinin, o dilden düşmez türküsünü...ve her eve, her ocaÄŸa düşen bir memleket, bir oÄŸul ağıtı bırakıyorum. Sana üç öğün fukaralık ve beÅŸ vakitlik yakarışlar, yüreÄŸini sarsacak yalnızlıklar bırakıyorum... Ben, gözyaÅŸlarımla yuduÄŸum özlemimi haykıramıyorum ahretlik! Bu yüzden sana dile gelmeyen hasretler ve hiç yoktan kalbe düşen hüzünler bırakıyorum... Her zamankinden biraz daha fazla ve çaresiz bir acımasızlıkla, sana seni bırakıyorum...Â
Bu icerik 222 Defa Okunmustur |